pub-6450042492155979 google.com, pub-6450042492155979, DIRECT, f08c47fec0942fa0 İSLAMDA YÖNETİM: VERDİĞİ

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

Sayfalar

VERDİĞİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
VERDİĞİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Eylül 2022 Salı

EMEVİLERİN İSLAMA VERDİĞİ BÜYÜK ZARARLAR

EMEVİLERİN İSLAMA VERDİĞİ BÜYÜK ZARARLAR EMEVİLER PEYGAMBERİMİZ(SAV) İN SOYUNU KURUTMUŞ SÜLALESİNİN TAMAMINI ŞEHİT ETMİŞLER VE LAİKLİĞİ İLK UYGULAYANLAR OLMUŞLARDIR
Sayın okurlarım Emevilerin kurucuları Muaviye ve yezit(Allahın laneti üzerlerine olsun) Peygamberimiz (sav) den sonra gelen başta 3 halife Hz Ömer,Hz Osman,Hz Ali başta olmak üzere Peygamberimize yakın olan herkesi şehit etmişler öyle ki Torunları Hz Hasan ve hz Hüseyin ve tüm sülalesini şehit etmişlerdir. Böylece İslama en büyük zararı vermişlerdir.yaptıklarından bazıları şunlardır.
EMEVİLER PEYGAMBERİMİZİN SOYUNU KURUTARAK HALİFELİĞİ SALTANATIN EMRİNE VEREREK LAİKLİĞİ GETİREREK VURMUŞTUR
1-) EMEVİLER RESULLAH(SAV) EFENDİMİZİN ÇOLUK ÇOCUK DEMEDEN TÜM SÜLALESİNİ HUNHARCA ÖLDÜRMÜŞ RESULULLAHIN SÜLALESİNDEN TEK KİŞİ KALMAMIŞTIR ALLAHIN LANETİ ÜZERLERİNE OLSUN
PEYGAMBERMİZİN DAMADI HZ ALİNİN ŞEHİT EDİLMESİ Hz Ali'nin halife seçilmesinden sonra Muaviye ve taraftarları tarafından başlatılmış olan bir savaştır. 28 Temmuz 657 tarihinde başlayarak 24 Ocak 661 tarihine kadar devam etmiştir. Sıffin Savaşı Hz Ali'nin ölümü ile sona ermiştir.
Hz. Muhammed’in ölümünden sonra 4 halife dönemi devam etmiş Hz Osman'ın yerine Hz Ali halife olarak seçilmiştir.
Hz Ali'nin halife seçilmesini Muaviye kabul etmemiştir. Bunun üzerine Savaş kaçınılmaz olmuştur.
İslam tarihi açısından en büyük ve en önemli savaşlardan biri olan Sıffin Savaşı'nda binlerce kişi hayatını kaybetmiştir.
Hz Ali hiçbir zaman Savaş taraftarı olmamış savaşın başlamaması için elinden gelen her şeyi yapmıştır ancak Muaviye halife olmak için her türlü yolu deneyerek özellikle Hz Ali'nin halifeliğini tanımamıştır. Savaşın sonlarına doğru ‘hakem olayı’ gerçekleşmiş ve Muaviye bir hile yaparak Hz Ali'nin yeni kendinin kendisinin halife seçilmesi sağlamıştır. Böylece 28 Temmuz 657'de başlayan Savaşı 24 Ocak 661 tarihine kadar Hz. Ali'nin ölümü ile sona ermiştir.
PEYGAMBERİMİZİN TORUNU HZ HÜSEYİNİN ŞEHİT EDİLMESİ
Kerbelâ Olayı veya Kerbelâ Savaşı ya da Kerbelâ katliamı, 10 Ekim 680'de, bugünkü Irak sınırları içindeki Kerbelâ şehrinde, Muhammed'in torunu Hüseyin bin Ali'ye bağlı küçük bir birlik ile Emevi halifesi I. Yezid'in ordusu arasında cereyan etmiştir. Hüseyin ve kafilesindeki herkes öldürülmüştür.
2-) EMEVİLER SEÇİMLE(ŞURA) BAŞA GELEN HİLAFET MAKAMINI BABADAN OĞULA GEÇEN KRALLIĞA ÇEVİRMİŞTİR
4 Halife Hz. Ebu Bekir. Hz Ömer, Hz Osman ve Hz Ali sahabenin istişareleri ve biatları ile başa geçmişlerdir. Yani seçimle devlet başkanı ve Halife olmuşlardır. Ama Emeviler Devlet başkanlığı ve halifeliği seçimle değil babadan oğula geçen krallıkla yönetmişlerdir.
İslam Devleti’nde Emevi (Ümeyye) soyundan gelen Muaviye’nin halifeliği ile “Emevi Hanedanı” devri başlamış oldu.
İktidarı Haşim Oğullan’na kaptırmak istemeyen Muaviye, Hz. Hasan ile yaptığı antlaşmaya sadık kalmamış ve oğlu Yezid’i kendisine halef tayin etmiştir.
Devlet merkezi Kufe’den Şam’a taşınmıştır.Muaviye'nin 661'de halifeliğini ilan etmesi ile son Emevî halifesi II. Mervan'ın 750'de Abbâsîler tarafından bozguna uğratılması arasında geçen sürede on dört Emevî hükümdarı halifelik yapmıştır. Bunlardan ilk üçü olan Muaviye, I. Yezid ve II.
GÖRÜLDÜĞÜ GİBİ EMEVİLER DEVRİNDE BABADAN OĞULA GEÇEN KRALLIK DÖNEMİ BAŞLAMIŞTIR
İSLAM KRALLIK YÖNETİMİNİ REDDEDER İSLAMDA İSTİŞARE VE ŞURA SEÇİM VE MECLİS YÖNETİMİ VARDIR
3-) EMEVİLER AYET VE HADİSLERİ İNKAR EDEREK ARAP MİLLİYETCİLİĞİ YAPIP ARAP OLMAYAN MÜSLÜMANLARI İSLAMDAN SOĞUTMUŞTUR HATTA ARAP MİLLİYETCİLİĞİNE KARŞI ÇIKAN MEZHEP İMAMIMIZ İMAMI AZAP EBU HANİFE ZİNDANDA ZEHİRLENEREK ÖLDÜRÜLMÜŞTÜR
ALLAH(CC) BUYURDU ALLAH KATINDA EN ÜSTÜNÜNÜZ ALLAHA KARŞI EN SAYGILI OLANINIZDIR
AYET: “Allah katında sizin en üstününüz en takvalı (Allah’a karşı en saygılı) olanınızdır.” (Hucurat, 49/13)
RESULULLAH(SAV) BUYUDUKİ EY İMAN EDENLER RABBİNİZ BİRDİR ATANIZDA BİRDİR ARABIN ARAP OLMAYANA BEYAZIN SİYAHA SİYAHN BEYAZA ÜSTÜNLÜĞÜ YOKTUR ÜSTÜNLÜK ANCAK TAKVA İLEDİR
HADİS:“Ey insanlar! Şunu iyi bilin ki Rabbiniz birdir, atanız da birdir. Arap'ın Arap olmayana, Arap olmayanın Arap'a; beyazın siyaha, siyahın beyaza takva dışında bir üstünlüğü yoktur.”
(İbn Hanbel V, 411.)
Emeviler'in Arap milliyetçiliği yapması ve Arapçayı kutsal dil ilan etmesi de büyük tepki çekti. Tepki gösterenlerin başında Hanefi Mezhebi kurucusunun İmam-ı Azam (Ebu Hanife) geliyordu. İmam'ı Azam'a sus payı olarak kadılık teklif edilse de O bunu kabul etmedi. Yaygın bir rivayete göre büyük fıkıh alimi, 14 Haziran 767 tarihinde zehirlenerek öldürüldü
4-) EMEVİLER PEYGAMBERİMİZ(SAV)IN VASİYET OLDUĞU HALDE TORUNU HZ HASANIN CENAZESİNİ ANA BABASININ YANINA GÖMDÜRMEMİŞTİR
Emevilerin Ehl-i Beyt’e karşı olan düşmanca politikaları bunlarla sınırlı değildir. 49/669 senesinde vefat eden Hz. Hasan’ı, babasının vasiyeti üzerine Hz. Ali ve Hz. Fatıma’nın evine defnetmek isteyen Hz. Hüseyin, Muaviye’nin engeli ile karşılaşmış ve Hz. Hasan Baki mezarlığına defnetmek zorunda kalmıştır.
5-) EMEVİLER PEYGAMBERİMİZİN DEVRİNDE 5 VAKİTTE CUMADA VE BAYRAMDA CAMİYE GİDEN KADINLARA CAMİYE GİRMESİNİ YASAKLAMIŞTIR
Kadınların cuma namazını kılmalarının gerekliliği 62-Cuma Suresi 9 ve 10. ayetlerden açık bir şekilde anlaşılmaktadır.
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا نُودِيَ لِلصَّلٰوةِ مِنْ يَوْمِ الْجُمُعَةِ فَاسْعَوْا اِلٰى ذِكْرِ اللّٰهِ وَذَرُوا الْبَيْعَۜ ذٰلِكُمْ خَيْرٌ لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ ﴿٩﴾
ALLAH(CC) يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓو (yaeyyühellezine amenu)
EY İMAN EDENLER EY ERKEKLER DEĞİL EY İMAN EDEN KADIN ERKEK HERKES BUYURUYOR
AYET: Ey inananlar! Cuma günü, namaz için çağrı yapıldığında, Allah’ı anmaya koşun. Alış-verişi bırakın. Eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır.
Namaz kılınınca hemen yeryüzüne dağılın ve Allah’ın lütfundan nasibinizi arayın. Allah’ı çok anın ki kurtuluşa erebilesiniz.
Görüldüğü gibi ayetlerde muhatap, yani hitap edilen kesim hem kadın hem de erkek inananlardır. Kadınların Cuma namazını terk edebileceğine dair bir ifade yer almamaktadır.
PEYGAMBERİMİZ(SAV) VE DÖRT HALİFE ZAMANINDA CAMİLER DEVLET MESELELERİNİN KONUŞULDUĞU KARARLAR VERİLDİĞİ KADIN ERKEK ÇOCUK TÜM TOPLUMUN GİRİP ÇIKIP İBADET ETTİĞİ YAŞAM MERKEZLERİ İDİ EMEVİLER CAMİLERİ SADECE ERKEKLERİN İBADET EDEBİLDİĞİ MEKANLAR HALİNE GETİRMİŞLERDİR
Sayın okurlarım Peygamberimiz(sav) ve dört halife zamanında mescitler ve camiler devlet meselelerinin konuşulduğu, kararlar verildiği, kadın ve çocuklar dahil her kesimden,kadın,erkek,çocuk,fakir,zengin,arap,zenci,bedevi herkesin ibadetlerini yapabildiği,sorular sorabildiği, yaşam merkezleri idi. işte bunun ispatı.
Günde beş vakit, cuma ve bayram günleri cemaatle kılınan namazlar yanında, Mescid-i Nebevî, eğitim ve öğretim başta olmak üzere değişik amaçlar için de kullanıldı.
Hz. Muhammed, Hicret’le birlikte Medine’de oluşan devlet yönetimiyle ilgili işleri mescidinde görüşüp karar bağlamış; kendisine sunulan sorulara, burada cevaplar vermiş; şikayetleri burada dinlemiş; dışarıdan gelen kabile heyetlerini burada kabul etmiştir.
Müslüman olmaya karar verenler burada kendisine biat ederek İslâmiyet’e girişlerini ilan etmişler. Savaş kararları burada verilmiş, seriyye kumandanları burada tayin edilmiş, savaşta yaralananlara burada bakılmış, esir edilen düşman askerleri burada muhafaza edilmiş, ganimet ve vergilerin muhafaza ve dağıtımı camide veya avlusunda yapılmıştır. Hukuk işlerine de burada bakılmış, davalar burada sonuçlandırılmış, hatta mahkumların buradaki direklere bağlanıp cezalandırılması cihetine gidilmiştir.
RESULULLAH(SAV) ZAMANINDA KADINLARDA ERKEKLER GİBİ CAMİYE DEVAM EDER 5 VAKİT NAMAZI CUMA VE BAYRAM NAMAZLARINI CAMİDE KILARLARDI
HADİS: Hz. Peygamber döneminde kadınların da aynen erkekler gibi camiye devam edip vakit, cuma ve bayram namazlarına katılmaları (Buharî, Salât 2, Îdeyn 7; İbn Sa’d, 1968, VIII, 491) yanında, günün erken saatlerinde kılınan sabah namazına dahi gittikleri, Hz. Ayşe’den nakledilen şu rivayetten de anlaşılmaktadır:
RESULULLAH(SAV) ZAMANINDA KADINLAR SABAH NAMAZINA CAMİYE GİDERLERDİ
HADİS: “Rasûlüllah (s.a.v.) sabah namazını kıldırdığı zaman mümin kadınlar örtülerini örterek orada hazır bulunurlar, daha sonra da evlerine dönerlerdi ki (hava karanlık olduğu için) onları kimse tanıyamazdı.” ( Buhari, Salat 13). 117
RESULULLAH(SAV) EVLENMEMİŞ GENÇ KIZLARA ÖRTÜLÜ VE HAYIZLI KADINLARA VARINCAYA KADAR KADINLARIN HEPSİNİN BAYARAM NAMAZINA CAMİYE GELMELERİNİ İSTERDİ KADINLAR ARKA TARAFTA KILARLARDI
HADİS: “Rasûlüllah (s.a.v.), evlenmemiş genç kızlara, örtülü ve hayız halindeki kadınlara varıncaya kadar, bizlerin bayramları namazgâha gelmemizi isterdi. Kadınlar erkeklerin arka tarafında durur, onların tekbir getirmelerine uyup tekbir getirir, onlarla birlikte dua edip bayram gününün bereketini ve o günde günahlardan arınmayı umut ederlerdi.” ( Buharî, Îdeyn 12.), “
HADİS: (Ancak) Hayız halindeki kadınlar namazgâhtan uzak durur, sadece cemaat tarafından yapılan
duaya katılırlardı…” ( Buharî, Îdeyn 15; Tirmizî, Cuma 32).
RESULULLAH(SAV) BAYRAMLARDA NAMAZDAN VE HUTBEDEN SONRA KADINLARIN TARAFINA GEÇEREK ONLARA ÖĞÜT VERDİ
HADİS: “Bir Ramazan ya da Kurban bayramı günü Peygamber (s.a.v.) ile birlikte namazgâha çıktım. O namaz kıldı ve sonra da hutbe sundu. Daha sonra kadınların yanına giderek onlara öğüt verdi, uyarıda bulundu ve sadaka vermelerini emretti.” (Buharî, Îdeyn 16).
Rivayete göre Hafza binti Sirin konuyla ilgili şunları söylemiştir:
RESULULLAH(SAV) KADINLAR GECE İBADDET İÇİN SİZDEN İZİN İSTEDİKLERİNDE İZİN VERİN BUYURMUŞTUR
HADİS. “Geceleyin mescide gidip ibadet etmek için kadınlarınız sizden izin istediklerinde kendilerine izin verin.” (Buharî, Ezan 162).
GÖRÜLDÜĞÜ GİBİ EMEVİLER DEVRİNE KADAR MESCİTLER YANİ CAMİLER SADECE ERKEKLERİN NAMAZ KILIP ÇIKTIKLARI DEĞİL HER KESİMİN GİREBİLDİĞİ VE PROBLEMLERİNE ÇÖZÜM BULABİLDİĞİ YERLERDİ.
6-) EMEVİLER CUMA VE HUTBELERİNDE PEYGAMBERİMİZE VE SÜLALESİNE LANET ETTİRMİŞLERDİR HUTBE CUMA NAMAZINDAN SONRA OLDUĞU İÇİN CEMAAT HUTBEYİ DİNLEMEDEN ÇIKMIŞLARDIR BUNU ENGELLEMEK İSTEYEN EMEVİLER HUTBEYİ CUMADAN ÖNCEYE ALMIŞLAR BÖYLECE PEYGAMBERİMİZE VE SÜLALESİNE KÜFÜRLERİNİ CEMAATA ZORLA DİNLETMİŞLERDİR
HADİS: Emeviler döneminde Medine valisi olan Mervan, cuma günü namazdan önce minbere çıkıp hutbe (konuşma) yapınca bir adam kalkıp, 'Ey Mervan. Sen namazdan önce minbere çıkıp hutbe mi okudun (konuşma mı yaptın)? Allah’ın Elçisi böyle yapmazdı. O namazdan sonra konuşma yapardı.' demiş. Mervan, “Artık o uygulama terk edildi.” demiştir." (bk. Serahsi, el-Mebsut, 2/37)
HADİS: Allah Elçisi (s.a.v.) ve Râşid Halîfeler döneminde hutbe, namazdan önceydi. Sonra Emevîler onu namazdan sonraya aldılar. Çünkü Emevîler, helâl olmayan şeyler konuşurlardı. Halk bu sözleri işitmemek için hemen namazdan sonra çıkar, konuşmayı dinlemezlerdi. Halka sözlerini dinletmek için hutbeyi namazdan önceye aldılar (Serahsî, el-Mebsût: 2/37)."
7-) EMEVİLER KURAN AYETLERİNE HAREKE VE NOKTALAMA KOYARAK MANAYI KISITLAMIŞLARDIR
Kur'an-ı Harekeleme ve Noktalama Emeviler Döneminde Üç Aşamada Gerçekleşmiştir:
1.Aşama (Nokta Şeklinde Harekeleme); Emevi halifesi Muaviye b. Ebi Süfyan'ın (Basra valisi "Ziyad b. Sümeyye"nin aracılığıyla) isteğiyle 688 yılında "EBÛ'L ESVED ED-DÜELÎ"(Nasr b Asım'ın hocası) kırmızı mürekkeple nokta şeklinde işaretlemiştir.
2.Aşama (Harfleri Noktalama); Emevi halifesi Abdulmelik b. Mervan dönemi, Irak valisi Haccac b. Yusuf tarafından 707 yılında "NASR B. ASIM ve YAHYA B. YA'MER" harfleri noktalamıştır.
3.Aşama (Harekelemeye son şeklini veren (damme, fetha, kesre, sukun)); 751 yılında HALİL B. AHMED'tir (Kur'an'a bugünkü harekeleri koyan kişi).
Ayet sonlarına secavendleri koyan alim: Muhammed b Tayfur..
8-)EMEVİLER AYETLER ARASINA DURAKLAR(SECAVENT) KOYARAK MANANIN DEĞİŞMESİNE SEBEP OLMUŞLARDIR BUNA EN GÜZEL ÖRNEK ALİ İMRAN SURESİ 7. AYETTE VERRASİHUNE İLLALLAHE DURAK KOYULARAK AYETLERİ (MÜTEŞABİH) ALLAHTAN BAŞKA KİMSE BİLMEZ YAPMIŞTIR HALBUKİ DURAK VERRASİHUNE FİLĞİLMİ YE KOYULSA ALLAH VE ALİMLER BİLİR OLACAKTIR AYETİN ANLAMI ŞÖYLE OLUR
AYET: (Ali imran.7)Sana kitabı indiren O’dur. O kitabın bir kısmı muhkem âyetlerden meydana gelir ki bunlar, kitabın esası ve özüdür. Bir kısmı da müteşâbih âyetlerdir. Kalplerinde eğrilik bulunanlar, sırf fitne çıkarmak ve kendi arzularına göre onun yorumunu yapmak düşüncesiyle müteşâbih âyetlerin peşine düşerler. Halbuki bunların kesin anlamlarını ALLAHTAN BAŞKA KİMSE BİLEMEZ. İlimde derinleşmiş olanlar ise: “Biz bunlara inandık, hepsi de Rabbimizin katındandır” derler. Ancak gerçek akıl ve idrak sahipleri hakkıyla düşünüp öğüt alır.
HALBUKİ DURAK VERRASİHUNE FİLĞİLMİ YE KOYULSA ALLAH VE ALİMLER BİLİR OLACAKTIR AYETİN ANLAMI ŞÖYLE OLUR
AYET:(Ali imran.7)”sana kitabı indiren odur. Onun bazı ayetleri muhkemdir ki bunlar kitabın esasıdır, diğerleri de müteşabihtir. Kalplerinde eğrilik olanlar fitne çıkarmak ve onu tevil etmek için ondaki müteşabih ayetlerin peşine düşerler Halbuki onun tevilini ancak ALLAH VE İLİMDE YÜKSEK PAYEYE ERİŞENLER BİLİR (alimler)ona inandık hepsi rabbimiz tarafındandır derler. Ancak aklı selim sahipleri düşünüp anlar.”
HADİS: Mücahit şöyle demiştir. Kuran-ı kerimi baştan sona kadar İbni Abbasa okudum. Ayetleri okurken bana soru soruyor, yanlışlarımı düzeltiyordu. Ali İmran 7. ayeti okurken (İllalah diye durdum bana orda durma mana değişir. (verrasihune filğilm.) orda dur. Çünkü müteşabih ayetlerin te’vilini ben biliyorum sense orda durmakla peygamberin bile bilmediğini iddia etmiş oluyorsun dedi. Allahu teallanın insanın bilgisinin ulaşamayacağı bir uslupla kullarına hitap etmesi onların helak olması sebebini doğurur.(İmamı nevevi şerhul müslim18.18.ibnul hacip,el itkan2.4)
Verrasihunda ki vav atıf vavıdır. Kaldı ki bu ayette ki te’vil tefsir anlamındadır ki tefsiri peygamberde mi yapamıyacaktır.

HADİS:” İbni mesud şöyle demiştir. Biz Ali İmran 7. ayetini ”müteşabihin te’vilini Allah ve ilimde ileri gitmiş olanlar bilir.”Biz böyle anladık böyle iman ettik.(Taberi.mısır.111.182)
HADİS:İbni abbas dedi ki ben müteşabih ayetlerin tevilini bilenlerdenim. Ali İmran 7. ayet ”Müteşabihin te’vilini Allah ve ilimde ileri gitmiş olanlar bilir.” olarak bildik ve anladık ve anlattık. Ve Resulullah (sav) onun(ibni abbas) için Allahım onu dinde fakih kıl ona te’vili öğret.(ibni hambel1.265.hakim.3.534) .
Müteşabih ayeti Allahtan başka hiç kimse te’vil edemezse . peygamberimizde mi te’vil edemez . Peygamberimiz kendisine bile yasaklanan te’vili anlaması için neden İbni Abbas için böyle bir dua etsin size mantıklı geliyor mu? Niçin ibni mesut biz ayeti böyle anladık diyor. Yoksa bu Alimler peygamberimizden ve sahabelerden daha mı? iyi anlıyor. Bu işin bir tarafı. Ayetin mealine biraz eğilelim. ”Kalplerinde eğrilik olanlar fitne çıkarmak ve onu te’vil etmek için müteşabih ayetlerin peşine düşerler. Cümleyi dikkate tekrar okursanız. Burada yasaklanan müteşabih ayetleri te’vil etmek değil, yasaklanan fitne çıkarmak, Müslümanları kurandan soğutmak, dinden soğutmak, kafaları karıştırmak maksadıyla müteşabih ayetleri yanlış te’vil etmektir yasaklanan. Öyle olmasaydı . müteşabih ayetleri te’vil etmek peşine düşmek yasaktır. Denmez miydi?
SECAVENTLER Türkçedeki noktalama işaretlerine benzer. Okunan yerin manâsı göz önüne alınarak konulmuşlardır. Bu işaretleri ilk defa Muhammed b. Tayfur es-Secâvendi (öl: 560/1165) koymuştur ki, daha sonra konulan bazı işaretlerle birlikte hepsine birden, onun ismine izafeten "Secâvend" denilmiştir
Hz. Osman Mushaflarında herhangi bir noktalama ve harekelemenin olmayışıydı. Bu sorunu çözmek için ilk harekete geçen Halife Abdülmelik b. Mervan’ın Basra valisi Ziyad (ö. 53/673) olmuş ve onun talebi üzerine büyük dil alimi Ebü’l-Esved ed-Düeli (ö. 69/688), kendisine verilen bir katiple Mushafı baştan sona kadar harekelemiştir.
9-) EMEVİLER SADECE AYETLERİN MANA VE MUHTEVASINI DEĞİŞTİRMEKLE KALMAMIŞ İŞLERİNE GELMEYEN HADİS-İ ŞERİFLERİ UYDURMA HADİS OLDUĞUNU İDDİA ETMİŞ UYDURMA OLAN SÖZLERİDE SAHİH HADİS DİYE BİZE YUTTURMUŞLARDIR KURAN-I KERİM ANAYASADIR HADİSİ ŞERİFLER KANUNDUR DOLAYISI İLE HADİS- İ ŞERİFLER ASLA KURAN-I KERİME TERS OLAMAZLAR
Öyle saçma sapan akla mantığa aykırı ayetlere aykırı öyle sözleri sahih hadis diye bize yutturmuşlar ki inanılır gibi değil buna binlerce örnek verilebilir ama sadece birkaç örnek vereceğim.
“Bir grup maymun zina yapan bir maymunu yakalamış ve taşlama cezasını uyguluyorlardı. Onları bu haklı işte desteklemek için ben de taş atarak yardım ettim” (Buhari 63/27). (şaka gibi zina yapan maymun. evlenmemiş terbiyesizler)
“Musa ölüm meleğinden çok korkuyordu. Bir gün ölüm meleği canını almaya gelince meleğin yüzüne tokat atıp bir gözünü çıkardı” “Allah`ın elçileri arasında ayırım yapmayınız. Ben, Yunus peygamberden bile üstün değilim” (Buhari 65/4, 5; Hanbel 1/205, 242, 440; 2/405, 468).
“Peygamber, savaşta kadınların va çocukların öldürülmesinin bir sakıncası olmadığını söyledi” (Buhari, Cihad/146; Ebu Davud 113).
“Peygamber, Medine`de bir yahudi tarafından büyülendi. Günlerce ne yaptığını bilmez durumda ortalıkta dolaştı. ” (Buhari 59/11; 76/47; Hanbel 6/57; 4/367).
“Allah ahirette Peygamberlere kimliğini kanıtlamak için bacağını açıp baldırını gösterir.” Müslim-İman 302; Buhari 97/24, 10/29; Hanbel 3/1
“Allah benimle görüştü ve el sıkıştı. Elini iki omuzum arasına koydu. Öyle ki parmaklarının soğukluğunu iki göğsüm arasında hissettim.” Hanbel 5/243 “Ölü, ailesinin kendisi için ağlamasından dolayı azaba uğratılır.” Buhari-K. Cemiz 32, 33, 34
Ebû Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) ” buyurdular ki: “Sizden birinin içine onu bozacak irin dolması, şiir dolmasından hayırlıdır.”
(K.S. 2305 C.8 S.183 Akçağ, alıntıları:Buhâri, Edeb 92; Müslim, Şiir 7, (2257) : Ebû Dâvud, Edeb 95, (5009) : Tirmizi, Edeb 71, (2855) .
AKLA MANTIĞA KURANA AHLAKA EDEBE AYKIRI O KADAR ÇOK UYDURMA SÖZ SAHİH HADİS DİYE BİZE YUTTURUYOR Kİ İNANAMAZSINIZ BUNLARIN ÇOĞUDA SAHİH HADİSLERİN TOPLANDIĞINI BİLDİĞİMİZ BUHARİ VE MÜSLİMİN İÇİNE KOYMUŞLAR YAZIKLAR OLSUN CEHENNEMİ ZÜMERA
10-) EMEVİLER LAİKLİĞİ İLK UYGULAYANLARDIR
CAMİDE DÜNYA KELAMI KONUŞULMAZ SÖZÜ YALANDIR EMEVİLERİN LAİKLİK (din ve devlet işlerinin ayrıştırılması) ÇABASIDIR İSLAMA İLK VE EN BÜYÜK DARBEYİ EMEVİLER VURMUŞTUR
Toplumun her kesimin girdiği her Dünya işleri ve ahiret işleri olmak üzere türlü meselenin konuşulduğu cem olunan yani toplanılan toplanma yeri olan CAMİ lerde Dünya işlerinin konuşulmasını yasaklamış hatta tek kelime dünya kelamı konuşulmasını bile büyük günah saymışlardır. Böylece din ile devleti ayrıştırmışlardır LAİK SİSTEMİ getirmişlerdir.
Sayın okurlarım Peygamberimiz(sav) ve dört halife zamanında mescitler ve camiler devlet meselelerinin konuşulduğu, kararlar verildiği, kadın ve çocuklar dahil her kesimden,kadın,erkek,çocuk,fakir,zengin,arap,zenci,bedevi herkesin ibadetlerini yapabildiği,sorular sorabildiği, yaşam merkezleri idi.
GÖRÜLDÜĞÜ GİBİ EMEVİLER DEVRİNE KADAR MESCİTLER YANİ CAMİLER SADECE ERKEKLERİN NAMAZ KILIP ÇIKTIKLARI DEĞİL HER KESİMİN GİREBİLDİĞİ VE PROBLEMLERİNE ÇÖZÜM BULABİLDİĞİ YERLERDİ.
11-) EMEVİLER KURANDA LUZUMSUZ (NESH )AYETLER VAR DİYEREK BOŞANMA İLE İLGİLİ TALAK 1-2-3 VE BİRÇOK AYETİ YOK EDİP KADINLARI AĞIZLARINDAN ÇIKAN BOŞ OL KELİMESİNE BAĞLI KÖLELER HALİNE GETİRMİŞLERDİR AYRINTIYI https://www.facebook.com/kurandanesh SAYFAMIZDA BULABİLİRSİNİZ
13-) EMEVİLER KURAN AYETLERİNİN TAMAMININ MÜTEŞABİH(Anlamını yalnız Allahın bildiği ayetler) OLDUĞUNU MÜSLÜMANLARIN ANLAYAMAYACAĞINI İDDİA EDİP KURANI HAYAT KİTABI OLMAKTAN ÇIKARMIŞLARDIR AYRINTI İÇİN BAKINIZ
https://www.facebook.com/kurandamutesabih